|
Hatay'da doğdu...
Çan...Ezan...Hazzan
sesleri ile büyüdü..
Kilise'nin
bahçesinde top, Cami bahçesinde ise misket oynadı..
Papaz, " Bre
yaramazlar haydin be buradan", Cami'nin İmamı ise, "Burası
Allah'ın evi burada oyun oynanır mı. Sizi bir yakalarsam"
diyerek kovaladı onları...
Çocukluğunda
bir Ermeni kıza aşık oldu, Hıristiyan arkadaşlarıyla portakal
çaldı...Babasının elinden tutup bayram namazlarına gitti.
O günlerde
yaşadığı, birliği, barışı ve sevgiyi o kadar çok özlüyor ki...
Çocukluğunda
hayali olan mesleği yapıyor...
Gazeteci...Televizyoncu...
25 yılı geride
bıraktı...
Artık fotoğrafta
çekiyor...
Yıllarca
fotoğrafı haberde yan unsur olarak gördü...
Bir de baktı ki,
"Fotoğraf Yaşamın Ta Kendisi"
Hem de en gerçek
haliyle yaşamın kendisi...
Fotoğrafa bir
tutuldu. Tam tutuldu...
Uluslararası ve
ulusal yarışmalarda çeşitli ödüller aldı, alıyor, almaya devam
edecek...
Türkiye'nin gerçek anlamdaki son göçerleri olan
Sarıkeçililer'in hayatını uzun süren çalışmalardan sonra Foto
Öykü yaptı..
Sarıkeçililer:
Yarınsızlığa Göç...
Bu çalışması ile
National Geographic Fotoğraf Yarışması'nda ikincilik kazandı.
Çeşitli
sergilere katıldı...
Yaşamı ve insanı
fotoğraflıyor..
Öykülerin
fotoğrafını çekmeye çalışıyor...
Öğrenmeye devam
ediyor...
|